Devamı...
Aradan bir çok zaman geçti. Zamanla bunların aşkı gitgide büyüyordu... Taylan türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak işe başladı. Sevgi ise eczanede çalışıyordu. Henüz Taylan da Sevgi de evindekilere hiç bir şey söylemiyorlardı. Onların sevgili olduklarını sadece kendilerinin en yakın arkadaşları biliyordu. Dahası, Sevgi'yi istemeye gelmeye başlamışlardı bile. Ama Sevgi hiç birine olumlu cevap vermiyordu. Bir gün Sevginin annesi Zeliha hanım Sevgi'ye sordu:
Annesi: Kızım sen niye böyle yapıyorsun. O insanların neyini beğenmiyorsun? Yoksa senin sevdiğin mi var kızım? Benden korkma, ben senin annenim. Bana herşeyi anlat hadi
Sevgi: Annecim, evet ben birisini seviyorum. Bunu sana bir çok zamandır söylemeye çalışıyorum fakat bir türlü cesaret edemiyordum. Anne, şey... ismi Taylan. Annecim beni affet, sana söylemekte geç kaldım, biliyorum...
Annesi: Iyi de, kızım bu çocuk da kim? Nerden tanıyorsun onu? Ne zamandır seviyorsun?
Sevgi annesine herşeyi baştan anlattı. Ilk nerede karşılaştılar, nerede yaşıyorlar, annesi babasının ismi ne. Tüm bildiklerini anlattı. Henüz Sevgi Taylanın annesi babasıyla tanışmamıştı. Sadece isimlerini biliyordu. Sevgi bunları anlattığında annesinin gözlerinden yaşlar süzüldü. Sevgi sözlerini bitirmeden annesi dengesini kaybedip yere düştü. Sevgi çok korktu. Annesini yerden kaldırıp kanepe'ye oturttu. Koşarak su getirdi, annesine verdi. Sevgi olanlara bir anlam veremiyordu. Zeliha hanım ise önce sessiz bir şekilde yaşlı gözlerini bir noktaya dikip oturdu. Sevgi annesine ne olduğunu sorup duruyordu ama ona hiç bir cevap vermedi. Sonra da kendini toparlayıp, Sevgi'yı karşısına aldı ve ona bağırmadan güzel bir dilde anlattı:
Zeliha hanım: Kızım, baban öldüğünden beri seni ben büyüttüm. Ben sana hem baba, hem anne olmak için elimden geleni ardıma koymadım. Ne istediysen, gücümün yettiğinden sana vermeye çalıştım. Ama bunu benden isteme lütfen. Şimdi ben anne olarak senin iyiliğin için söylüyorum ve senden benim için bunu yapmanı istiyorum. O Taylan denen çocuğu unut. Ondan sana yar olmaz.
Sevginin gözlerinden yaşlar süzüldü: Ama neden annecim, neden benden bunu yapmamı istiyorsun?
Zeliha hanım: Bak kızım, bana bunun sebebini sorma ama ben sadece senin iyiliğin için söylüyorum bunları. Bunu da unutma! Şimdi konu kapanmıştır. Artık bu konuda hiç bir şey duymak istemiyorum.
Sevgi: Ama anne ben Taylanı seviyorum, bunca şeyden sonra onu nasıl unutabilirim. Unutmak öyle kolay mı sanıyorsun
Zeliha hanım: Unutmak imkansız olsa da onsuzluğa alışabilirsin, kızım...
Sevgi artık annesine hiç bir şey sormadı. En azından birkaç günlüğüne. Ne oldu da annesi böyle tepki verdi acaba? Sevgi annesinden böyle bir tepkiyi beklemiyordu. "Mesela ailelerimiz düşman olsaydı eğer ya bu evde ya da akrabalarımızın evinde onların ailesinin adı anılmalı ama ben öyle birşey dahi duymadım. Ne anneannemlerde ne de bu evde ya da başka yerde. Onların ailesiyle ilgili kötü konuştuklarını dahi duymadım. Ne oldu acaba?" diye geçirdi içinden.
Taylan da ailesine Sevgi'yi sevdiğini söyledi. Onlar da pek güzel tepki vermediler. Ama Taylan da onu sevdiğinde ve istemeye gitmeleri için ısrarcı oldu. Taylanın ailesi kabul ettiler. Yakın zamanda Sevgiyi istemeye gideceklerini söylediler. Taylan çok mutluydu...
Aradan günler geçti... Sevgiden bir haber yoktu. Taylan endişeleniyordu. Sevgiyi aradığında telefonu kapalıydı. Mesajlarını cevapsız bırakıyordu.
Devamı gelecek...❤