+7 oy
188 gösterim
Gerçek Hikayeler kategorisinde (13,600 puan) tarafından
30.01.2024

Uyumadan önce odamın pencersinden baktığımda kar resmen tepeden su gibi akıyordu. "Ohaa yarına Antarktika olur burası" diyerek yerime geçtim. Uyumadan önce okuduğum duayi okudum ve uyudum. Ertesi gün erkenden saat 6 da kalktım. Bahçe bem-beyazdı. Hemen üstümü giydim ve küreğimi aldım. Kara kıyamadığım için son kez video aldım (şu an bile bilgisayarda). Sonra hemen kümese giden yolu açtım. Hava daha karanlıktı ve şehir çok sessizdi. Çay içip, okul giysilerimi giydikten sonra hemen okula gittim. Yürüdüğüm yoldan daha kimse yürümemişti ve hâlâ karın bu güzelliğini bozmaya cesaret edemedim ve etrafından yürüdüm. 

Biyoloji dersinde hoca konuyu anlattıktan sonra boş oturuyorduk. Sonra bizde ki bi şımarık kız "Öğretmenim, dışarı çıkıp kar oynayalım lütfen" dedi. Ona da sınıftakı tüm kızlar birlikte katılıp yalvardılar. Hoca da ne yapsın, kıyamadı 15 dakika dedi çıkardı. Keyifle kar oynadık, fotoğraf çekindik. Sonra sınıfta yine derslere devam ettik. Okul çıkışında 3 tane sınıf arkadaşımla yolumuz birdi. İsimlerini vermiyim baş harfleri Y, A, D. Y çok şakacıydı ve hepimize yol boyu kartopu fırlattı. Sonra normal bi şekilde giderken D'ye omuz attı ve o da ordakı küçücük ve incecik su geçen bi çukur vardı. D onun içine düştü :"D. 0lümüne güldük. Sonra da Y bu kez de A nin yüzünr kar yapıştırdı. Aslında zorba değil. İkisini de çok sevdiğinden böyle yapıyordu. Gülmekten yanaklarım ağrımıştı ve eve geldim...

Öğle yemeğimi hemen bitirdim. Birden bile dayılarım, yaşları büyük kuzenlerim gelmeye başladı. Kürekleri aldılar, kolları sıvadılar ve ön kapıyı kapatan karları toplamaya başladılar. "Niye yapıyorsunuz?" desem "Yardım etmeye geldik" diyor. Ben de onlara katıldım. Sonra oturduk masa başında. Futboldan konuşuyorduk. İçerdeki karanlık odadan fısıldamalar duyuluyordu. Yoksa ben dışardayken başka biri mi gelmişti anlayamadım. Birden bile o odadan teyzem çıktı. Selamlaştım. Elimi göndermedi ve beni diğer bölgedeki odaya götürdü. Elini omzuma koydu. "Bak Selim! Babanın durumu ağırmış. Burada tedavi edecekler. Sende hazırlan onu karşılayacağı" dedi. Gözüme yaş geldi. Ama ben yine de küçücük umutla ayakta duruyordum. "Yok ya babam güçlüdür" diyerek kalın giyindim ve dışarı çıktım. Çıktığımda az önce ki teyzemin kocasi yani dayım geldi ve omzuma elini koydu. "Başın sağolsun"

İşte tam da o vakitde tüm dünyanın renkleri kaçtı. Beynim patladı kalbim hizla atmaya başladı. Odama koştum. Sinirim bitinceye kadar duvara yumruk attım. Annem de zaten bir hafta önce tedavisine yardım ederim diyerek babamın yanına gitmişti. Her gün aradığımds iyi diyordu. Meğerse yalanmış...

Sandalyeler, banklar getirildi, tüm sülalemiz toplandı. Küçükken kardeşim yuzunden ailemden bir süre uzak kaldığında beni yanında yetiştiren yengemin üzüntüsü tarif edilemezdi. Babamın cenazesi hava kararmasına rağmen gelmedi. Başım çok ağırıyordu. Ve birden bile boş bir oda da bilincimi kaybettim. Diğerleri beni uyuyor sanmış. Gece yatma vakti gelince dayım beni götüreceğini söyledi. Bende red etmedim çünkü evde kalırsam asla uyuyamazdım. Dayımlara gittim. Diğer bir dayım çay demledi, yumurta kaynattı. Hiç bir şeyin tadını alamıyordum. Hemen yerime geçtim anneme eğer gelirse ve adete göre babamın eşyalarını atacaksalar bensiz atmayın diye mesaj yazdım. O da böyle bir adetin yok olduğunu söyledi. Gece 3 te rahatlayıp uyudum. Kalbime bir rahatlık indi bilmiyordum. Sonra kaltığımda babamın cenazesinin saat 3'te geldiğini öğrendim. Amcam getirmiş, annem ise hemen sonra uçağa binmiş. 

Saat 12. Annem geldi. Acı içinde kucakladım. Babamı görmek için yattığı odaya geçtik. Başını okşadım. "Razı ol" dedim. Ayakları buz gibiydi. Meğerse eskiden ayakları üşürse bana masaj yaptırırdı... Yüzünü açmama izin vermediler ama ben tartıştım (o gün 100-150 insanla tartıştım muhtemelen) Açtılar. O günden beri o anı hatırlasam hep ağlıyorum. 

Güçsüz omuzlarıma aldım tabutun bir bölgesini. Çıkardık. Cenaze namazını kıldılar. Sonra da arabaya bindirdik. Ben de arkasından gittim. İnanamıyordum. Bu ellerle. Sanki ben sebep olmuşum gibi hiss ediyordum. Bu ellerle toprak attım. Kar yağdı. Üstü bem-beyaz oldu. Gitmek istemiyordum. Ama sonsuza kadar orda kalamazdım. Geri döndüm. 

Annem olanları anlattı. Böbreği çalışmadığı için böyle olmuş. Komaya düşmemek için elinden geleni yapmış (düşmedi). Doktorların ağzı açık kalmış. Çünkü eğer başkası olsaydı çoktan kaybetmiştik demişler. Ama kismetse olmuyormuş işte

Buraya kadar okuduysan teşekkürler :-)

Yorumunuz

Fotoğraf yükle:

Önizleme:

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Üç artı Dört = kaç eder? Rakamla yazınız
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.

2 Yorumlar

+7 oy
(543,810 puan) tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi yorum
Başın sağolsun çok acı okurken göz yaşlarıma hakim olamadım çok erken yaşta kaybetmişsin babanı gerçekten çok üzüldüm bence her çocuk için dünyanın en güçlü adamı babası sen de baban gibi güçlü ol Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun:'(
(13,600 puan) tarafından
O kadar duygusal olduğuny bilmiyordum. Çok teşekkür ederim ama ağlama ya ben de duygulanıyorum
+3 oy
(1,215,750 puan) tarafından
Okurken ben de duygulandım Allah rahmet etsin ne denir bilmiyorum yaşadığın şeyler çok ağır ama güçlü ve sabırlı olmalısın
(13,600 puan) tarafından
Çok sağol ...

7,575 Hikayeler

27,965 Yorum

23,775 Alt Yorum

20,090 kullanıcı

5 Online Users
0 Member 5 Guest
Today Visits : 954
Yesterday Visits : 987
Total Visits : 30434954
...