Şirin dul bir kadındır. Bir gün hastanede onu kızı olur. Kızına İlayda adını verir. Onun istediği her şeyi yapar. Onun üzülmesine asla izin vermez.
Yıllar geçer. İlayda 12 yaşına gelir. Okula giderdi her zaman. Bir gün Şirin evde hiç paranın olmadığını fark eder. Bir iş aramaya başlar. Bir iş bulur. Bu işde hizmet ediyordu. İlaydanın bunu sevmeyeceğini biliyordu ama çaresizdi. İşe başladı. Bir gün İlayda okul çıkışında arkadaşıyla beraber geziyordu. Annesinin yerleri süpürdüğünü görür ve ona selam verir:
Merhaba anne!!!
Arkadaşı da şaşırır:
O senin annenmi? Benim annem bi kere avukat. Afedersin ama arkadaş olamayız.
Arkadaşı gider. İlayda annesine kızar:
Senden nefret ediyorum!!! Babam da seni bu yüzden boşamış!!! İşeyaramazın tekisin!!!
Yarın yine İlayda arkadaşıyla geziyordu. Şirin kızını görüb ona selam verir. Arkadaşı:
O senin annenmi???
İlayda: Hayır ben bu kadını tanımıyorum bile.
Annesi üzülür ama bişey söylemez. Kızlar yolu geçince bir araba İlaydaya çarpar. Arkadaşı gider ama annesi onu hastaneye götürür. Hastanede doktor der ki:
Araba İlaydaya çok sert çarpmış. Onun yeni bir kalbe ihtiyacı var.
Şirin: İlaydanın neye ihtiyacı varsa benden alın.
Doktor: İyide ölürsünüz.
Şirin: Olsun her şey benim güzel kızım için
Böylelikle İlayda uyanır. Ve annesini arar. Doktor ona her şeyi anlatır.
İlayda ağlar.
İlayda her gün annesinin mezarında ağlar:
Anne lütfen beni affet! Söz veriyorum ben de senin gibi iyi bir anne olucam.
SÖZ VERİYORUM!!!
Arkadaşlar lütfen anne-babamızın kıymetini bilelim. Onlar bizim için kendi canlarından bile geçiyorlar. Lütfen onları üzmeyelim.