Dışarıya çıktım. Ama bu sefer kararlıyım. Deniz kenarına gittiğimde tekrar onu hatırlamayacağım. Kimi kandırıyorum ben. Hayır. Yine hatırlayacağım. Yine özleyeceğim. Yine seveceğim. Yine aşık olacağım. Ve yine bekleyeceğim. Hatta bunların hepsini bir saniyede yaşayacağım...
Ve geldim. Tekrar oradayım. Tanıştığımız yerde. Gözlerinin laciverti gibi, adı gibi denizimin yanındayım. Onu ilk gördüğümde değil, her gördüğümde aşık olduğum yerdeyim. Onu özlediğim, onu hatırladıpım, onu her gğn beklediğim yerdeyim. Onunka sadece bir sene beraber kalabildik. Sadece bir sene! Hangi aşığa yeter ki bu süre.?
Yine bir iç çekiş. Yine aynı banka oturuşum. Ve yine yanaklarımdaki gözyaşları...
Ellerimdeki kırmızı gül, o günü hatırlıyor hep bana. O silah sesiyle kucağıma yığılışı, çığlıklarım ve ellerimdeki o kan. O günü her hatırladığımda içimde bir ürperti oluyor. Aslında beni kan tutardı. Ama onun kanı denince bana hiçbir şey olmaz. Çünkü ben ona aşığım. Kim aşık olduğu adamın, kim ömür boyu onunla beraber olacağına söz verdiği adamın kanından tiksinir ki?...
Onun mezarına gidemiyorum. Kendimi suçlu hissediyorum çünkü. Keşke diyorum. Keşke beni bulamayıp Deniz'in yerine ben ölseydim diyorum ama ne fayda.
Ben zaten o gün öldüm. Hayatımda herşey değişti. Ama değişmeyen tek şey var ki o da :
BENİM ONA KARŞI OLAN BÜYÜK BİR AŞK...
NOT:Bu hikaye bir yazar tarafından yazılmıştır ve en kısa sürede basılacaktır