Kahverengi gözleri kahverengi biraz uzun sakallı bir adam. Birinin peşinden koşuyor... koşuyor ve sonunda onu bıçaklıyor. Bıçaklanan adam bağırıyor ama onu kimse duymuyor. Çünkü bir ormanın içindeydiler.
Başka bir gün. Adam yine birinin peşinden koşuyor... koşuyor ve onu da bıçaklıyor. O adam da bağırıyor ama onu da kimse duymuyor. Çünkü yine bir ormanın içindeler.
Yine... yine.. yine ve yine oluyor. Adam her seferinde birini bıçaklıyor ama o bıçaklanan adamın sesini kimse duymuyor. Çünkü bu her seferinde ormanda gerçekleşiyor.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~♣♣♣~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Uyandım, elimi yüzümü yıkadım, kahvaltımı yaptım, üstümü değiştirdim ve okulun yolunu tuttum.
Ben 14 yaşında bir kızım.
Okçuluk kursuna gidiyorum. Çünkü ok atmak beni rahatlatıyor. Aynı zamanda Japonca ve Fransızca'da öğreniyorum. Zengin bir ailenin soyundan geliyorum. Ailem kendimi korumam için bana dövüş dersleri veriyor ama hoşuma gitmiyor.
Neyse devam ediyorum,
Okula yürüyerek gidiyordum. Her zaman bir ormanın yanından geçerim. Yine oradan geçiyordum. Bir bağırma sesi duydum. Ormanın içine doğru baktım ama hiç kimse yoktu. Halüsinasyon diye düşündüm ve devam ettim. Okul da arkadaşlarıma olayı anlattım. Onlarda gece böyle bir ses duyduklarını söylediler. Biraz endişelendim ama önemli bir şey değildir diye düşündüm. Çünkü ormanın içinde bir yazar yaşıyordu. Bu sesler ondan geliyor olabilirdi. Sonuçta bir yazar ne yapacağı belli olmaz.
Okul sonunda bitmişti. Eve doğru yürüyordum. Önümden bir polis arabası geçti. Şaşırmıştım. Çünkü burada böyle olaylar çok nadir olurdu.
5-6 dakika sonra polis arabası tekrar önümden geçti ama bu sefer karakola gidiyordu. Arabanın içinde bir adam vardı. Onunla göz göze geldik. Adamın kahverengi gözleri vardı ve çok sert bakıyordu. Sanki insanların ondan korkmasını istiyordu. Kahverengi sakalları göğsüne kadar iniyordu. Adam keldi. Yanağında kan lekesi vardı ama kurumuştu.
Bir dakika polis arabası ormandan gelmişti. O adam yazarı öldürmüş olabilir miydi? Hemen eve koştum. Odama gittim. Televizyonu açtım. Bir haber kanalı buldum ve izlemeye başladım. O adam ve yazar hakkında hiç bir haber yoktu. Bende televizyon açık bir şekilde ödevlerimi yapmaya başladım. Bitirdiğimde saat akşam 07.00 olmuştu.
Hemen televizyonun karşısında geçtim. Haberleri izlemeye başladım. Sonunda bir haber karşıma çıktı. Haber de şöyle diyordu;
Evet sayın izleyiciler. Bugün sizlere çok üzücü bir haber vereceğiz. Öhöm, öhöm. Beşiktaş'ta yaşayan bir yazar ormandaki evinde ölü bulundu. Onu öldüren kişi bulundu. Kendisi 2-3 yıldır seri bir katildi. İsmi Mehmet Pay olan bu katil sonunda yakalandı. Kısa bir reklam arasından sonra sizlerle olacağız.
Bunları söylerken benim polis arabasında gördüğüm adamın resmi ekranda belirdi. Seri katil oydu. Reklamların bitmesini bekledim;
Evet sayın izleyiciler Mehmet Pay 35 yıl boyunca hapis cezası aldı. Bugünlük bu kadar. Bizden sonra....
Haber bitmeden önce kapatıp yemek yemek için aşağıya indim. Tam 35 yıl boyunca hapis yatacaktı.
Başlık bulamadım. Bu benim yarışma için hikayem. Bu bölümde korku falan olmamış olabilir ama bir dahaki bölümlerde olacak. Bu arada bu hikayeyi gördüğüm kabusu biraz değiştirerek yazdım.
Eğer beğendiyseniz oy verir misiniz?