-----
+3 oy
110 gösterim
Duygusal hikayeler kategorisinde (310 puan) tarafından
Zaman kavramını 7 _ 8 yaşlarımda , saliselerin gözlerime yaş diye bıraktığı dakikalara saatlerce gömülüp hıçkırıklara boğularak aldığım nefesle öğrenmeye  başlamıştım... Akrebin tek bir hareketiyle yelkovan ve saniyeyi deliler gibi döndürdüğünü , her başlangıcımın geçmişe atılan yepyeni adımlar olduğunu ögrenmeye başladığım zaman çıkmaz bir labirentte olduğumu anladım . Labirentin duvarlarına işlenmiş yaşantılarım ve  yalnızlığım, çığlıklarımın susturduğu sesizliğim ve zifiri karanlığımla bir ömür pesimist olmaya zorlanmıştım. Günler geçtikçe rendelediğim acılarım yapışsaydı birbirine, her şey eskisi gibi olabilse keşke. Yorgunluğumu dile getircek bir kaç kelime bulabilsem ordan oraya savurabilsem gönlümce, tüm yorgunluğum bu olsa sadece. Zamana yenik düşen  ben değil de yaşadıklarım olsa karşımda duracağina yanımda dursa hayat belkide nefes aldığım yerde boğulmazdım, pesimistliğimin içinde...

Yorumunuz

Fotoğraf yükle:

Önizleme:

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Üç artı Dört = kaç eder? Rakamla yazınız
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.
Ad after All Answers

7,580 Hikayeler

27,971 Yorum

23,781 Alt Yorum

20,091 kullanıcı

69 Online Users
0 Member 69 Guest
Today Visits : 11164
Yesterday Visits : 24585
Total Visits : 31129399
...