+3 oy
162 gösterim
Gerçek Hikayeler kategorisinde (1,470 puan) tarafından
Hüsrev Bey, birinci dereceden emekli olunca , 

önce, elleri tütreyerek, x...bankasından emekli 

maaşını, sonra ikramiyesini aldı. Ve köşe başında

duran bir kebab dükkanındaki camın içindekilere

takıldı gözleri. İçerde, başında beyaz bir şapka olan

bir adam, elektrikle kızartılan bir tavuğu, uzun ve

keskin bir bıçakla, ince ince doğrayarak, yarım bir

ekmeğe koyup, içine, isteğe göre, soğan, domates

maydonoz, ve biber koyup veriyordu müşteriye.

Yıllar yılı, X...kurumunda, tozlu raflarda, Daire 

Başkanlarının, Müdür Muavinlerinin, Şeflerin , 

aşağılayıcı- kendisini küçük gören -tavırlarına ,

karısı, üç kızı, bir oğlu için katlanan Hüsrev Bey,

ilk kez, özgür, içeriye girdi, kasada bulunan kıza

"kızım, bir buçuk porsiyon döner, bir de 

ayran !"dedi. Sarı saçlı, kasadar, "Amca, ....i TL

dedi. Eli titreyerek parayı verdi. Kız, iki fiş verdi.

Elindeki fişleri, döner kesen adama uzattı. 

"Amca, sen otur, biz getiririz !" dedi..

"Ayran !" da var. 

"Tamam ...tamam..."

Mermer, önünde duran boş taburelerden

birine oturdu. Başındaki fotörü, çıkartıp, mermerin

üstüne koydu. Kısa kollu gömleğinin cebinden kağıt

bir mendil çıkardı, terliyen alnını sildi....

"Öff ! Çok sıcak !"dedi.."Tansiyonum da var!

Çok dikkat etmeliyim !"

Garson pakete sarılmış dönerle ayranı, küçük

bir naylon tepsiyle getirdi, mermere koydu. 

Dişlerinin bir kısmı dökülmüş, kalan dişleri

ile, döneri yemeye başladı. Arada bir de boğazı 

kuruyunca, ayran içiyordu. Döner, hoşuna gitmişti.

Yılların yorgunluğu, bedeninde belli olsa da, yine de

mutluydu..Çıkmadan, iki döner daha ısmarladı, iki

de ayran, paket olsun !"dedi . Kasadaki kıza. 

Parasını verdi. Paketi bir poşete koydurarak

eline aldı, lokantadan çıktı. 

İş merkezinin içinde dükkanlar vardı. Dışında 

ise iki kırtasiye ve bir lokanta vardı. Kırtaseyeciden

bir gazete aldı, elindeki poşete, ikiye katlayıp koydu

Ağır ağır yürüyerek karşıya geçti. Işıklar yayalara

açık olduğu için, rahatça , İ...ye giden bir minibüse

el kaldırdı, bindi. İçerisi çok kalabalıktı. Ostim

minibüsleri, her zaman sabahları dolu oluyordu

Öğleleri boş olurdu, ama o gün, doluydu . Kadının 

biri kalktı, "buyur amca !" diye yer verdi. Oturdu.

Şoföre, " Makromarket'in yanında ineceğim şoför

efendi !" dedi.. Markette indi. Karşıya geçmek için

yolun yayaya açılmasını bekledi. Yayalara kırmızı

yanıyordu. Yeşil yanınca, yine de iki yanına

bakarak karşıya geçti. Fırından, iki Ata ekmeği

aldı, poşete koydurdu. 

* * * *

Beton mermer merdiven basamakları nefes 

nefese çıktı. Ve otomatlar yukarı çıkıncaya kadar 

yandı. Ve bir dairenin önünde durarak, zile bastı.

Kapıyı ,kızı Gülden açtı.

"Hoş geldin baba ! Elindekini alıyım...Ter 

içinde kalmışsın, hava çok sıcak mıydı ?" dedi.

"Sıcakta söz mü yanıyor kızım ! Annen 

nerde ?" 

"Mutfakta..." Ayakkabısını çıkardı, bir kenara

koydu. Mutfağa gitti, " hanım, emekli maaşımı,

ikramiyemi aldım, size de iki döner yaptırdım !"dedi

Kadın, "Hayırlı olsun ! Ne kadar verdiler

"Bilmiyorum, saymadım, dur,cüzdanımı 

çıkarayım da sayalım !"

Cüzdanını her zaman, ceketinin iç cebine 

koyardı...O gün, hava çok sıcak olduğu için, lokanta

kalabalık olduğundan, pantolonunun arka cebine 

koymuştu. Elini attı arkaya, cüzdan yoktu.

"Allah Allah, cüzdan yok !"dedi.

" Hüsrev Bey, sakın yankesiciye kaptırmaya-

sın...Hayır hanım. Lokantada, döner yaptırırken

vardı, hatta kasadar kıza, para verdim...!"

"Dolmuşta, şoföre para verdikten sonra,

arka cebime koyuyorum diye cüzdanı düşürmeye-

sin...!"

Hüsrev, Beyin, yüzünde domur domur ter

birikmişti...Gömleğinin düğmelerini çözdü, kendini

mutfakta duran sandalyeye zor attı.Kalbi hızlı

hızlı atmaya başlamıştı. 

" Hatırladım, bir kadın yerini bana verdi, ben de

oturdum...Otururken, cüzdan düştü..."

" Ayol senin kadar dolaşık adam görmedim!

Her yerde, bir şeyini kaybedersin...!"

"Aşkolsun hanım, şimdiye kadar neyi 

düşürdüm !"

"Zeytin yağı gibi üstüne çıkma ! Çok değil

iki ay önce, halde, aldığın balığı, dolmuşta 

unutmadın mı ? Sayende o gün balık yiyemedik. 

Çocuklar balık diye sayıkladılar, ben çaresiz gittim

balıkçıya , iki kilo hamsi aldım geldim..."

" O....ilkti, ondan sonra hiçbir şey 

unuttum mu ?" 

"O...! O kadar çok ki, hangi birini saysam

Markete, yarım kilo kıyma, bir de tavuk al "diye 

gönderdim seni..Kıymayı almışsın, tavuğu almadan

gelmişsin ...Mahmure, hanımın yanında yerlere

girdim...Kadıncağızın kırmızı ete karşı allerjisi 

varmış, artık, kızı gönderdim de tavuk aldı geldi...

"Mahmure hanım, vejeterense benim suçum 

mu ? "

"Of...! Hem suçlusun, hem güçlü, emekli 

maaşı beklerken, adam çıka geldi, cüzdan yok...

"Bizim damattan biraz borç istesek !"

"Adamı patlatma ! Akılsız başın günahını sefil 

ayak çekermiş...! Bindiğin dolmuşu, biliyor musun ?

"Ostim dolmuşu...Şoförü görsem tanırım belki

"Öyleyse, kapının önünden bin, Ostim dolmuş

larının kalktığı , en son durağa git, şoförlere sor 

bakalım....Arabanın plakasını hatırlıyor musun ?

" Cüzdanı , arabanın içinde düşüreceğim 

aklıma gelseydi, her halde plakaya bakma aklıma

gelirdi....!"

Lavoboya gitti, elini yüzünü soğuk suyla 

yıkadı. Sonra, ceketini giydi, evden çıkarken, 

" bir şey diyor musun hanım ?"dedi.

"Hayır, orada burada oyalanmadan gel !"

* * * *

Ostim hattında çalışan tüm minibüslerin 

şoförlerine sordu, şoförler, yaşlı adamın haline

hem acıyor, hem de saflığına gülüyordu. 

"Amca bu hatta bir çok minibüs çalışıyor

arabanın plakasını biliyor musun ?" dedi biri.

"Şey...kafası sıfır numaraya vurulmuş, pala

bıyıklı biriydi galiba !" dedi..

"Oho ! Amcacığım, sarı çizmeli Memet ağa

seninki...! Cüzdanda, çok para var mıydı ?"

"Emekli maaşım, ikramiyem vardı !"

"İnsan, cüzdanı pantolonunun arka cebine

koyar mı amcacığım ! En iyisi, Karakola git, belki

polis, paranı çarptılarsa, bulur yankesiciyi..."

Başka bir şoför, " bankada vezneden para 

alırken, gören oldu mu ?"dedi.."Emekliyi böyle

çarpıyorlarmış !"

* * * *

Evinin önünde minibüsten indi. Kafası karma-

karışıktı. Karısı, "cüzdanı buldun mu derse ? Ne 

diyecekti. Karakola da, baş vurmuştu, Bir Komiser

"amca, adını soyadını, ev telefonunu, ev adresini

bir kağıda yaz, içerdeki arkadaşa ver, cüzdanını 

bulursak, biz haber veririz !" dedi.

Cadde çok kalabalıktı. Yeşil ışığın yayalara 

yanmasını bekledi.. Kalbi ,yerinden oynayacak gibi

küt küt atıyordu. Gözü karardı, yolun açıldığını

sanarak, karşıya geçmek istedi. Kuvvetli bir

fren sesi, koşuşturmalar.

" Suç şoförde değildi Polis bey !"

"Yaşlı adamın kalbi durmuş !"

"Bu yaşlı adamı tanıyan var mı ?"

"Ölmüş mü ? Vah vah ! "

"Ben tanıyorum, karşı apartmanda oturuyordu

" Tampon sıyırmış !"

Bir adam,"Amca Beye bağıracaktım, o anda

geçti, tüh tüh !" dedi..

Yorumunuz

Fotoğraf yükle:

Önizleme:

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Üç artı Dört = kaç eder? Rakamla yazınız
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.

7,575 Hikayeler

27,965 Yorum

23,777 Alt Yorum

20,090 kullanıcı

17 Online Users
0 Member 17 Guest
Today Visits : 7547
Yesterday Visits : 6530
Total Visits : 30450754
...