Benim hikayem biraz garip ve saçma olabilir. Ama yine de eklemek istedim.
Hikayem yaklaşık iki yıl öncesine dayanıyor. Gayet normal bir sonbahar akşamıydı, canım çok sıkılmıştı ve Facebookta dolanıyordum ve birden onun profili gözüme ilişti. Çok tanıdık geliyordu hesabına girdim ve kim olduğunu o zaman hatırladım. Abimin arkadaşıydı, 3 4 yıl öncesine kadar bizim okuldaydı ve sudan sebeplerle birkaç defa muhabbetimiz olmuştu. O an çok umursamadım ve hesabından çıktım. Ancak bir yanlış anlaşılmayla başka şehirde yaşadığını sanmıştım ve onun için gözümden akan ilk yaş o zaman süzülmüştü.
Bir hafta sonra hala olduğum şehirde olduğunu öğrenince çok sevindim. Ama bu sevinç bir kardeşin abisine kavuşma sevinci gibi bir şeydi. Onu özlüyordum fakat aşk manasında değildi. Sürekli instagramınu kontrol ediyordum fakat gizliydi, onun için bir sürü fake hesap açmıştım ancak kabul etmiyordu, gıcık işte. Daha sonra ona arkadaşlıktanda öte bir şeyler hissetmeye başladım ancak o zamanlar hissettiğim şeylerin adının aşk olduğunu bilmiyordum. Gecelerce onun için ağladım, onu bir kez de olsa görmeyi bekledim. Dua ettim, yalvardım. Onu en son yıllar önce görmüştüm. Hani insanların konuşmasını aklınızda hayal ettiğinizde onların sesiyle canlanır ya kelimeler, bende o olmuyordu. Ne sesini, ne gülüşünü, ne karakterini biliyordum. Kafamda yarattığım hayalden başka hiçbir şey değildi.
Onu aylarca bu şekilde sevdim. Ona şiirler yazdım, şarkılar yazdım, hiç okumayacağınu bildiği halde mektuplar yazdım. Her gece bir gün ona sımsıkı sarılacağımı hayal ederek uyudum.
Bir gün, canıma tak etti ve okuluna gitmeye karar verdim. Okulu gerçekten yukarıdaydı ama hiçbiri umurumda değildi. Okul çıkışı ailemden gizli evden çıktım ve okuluna gittim. Onu görememiştim. Üzüldüğüm şey o tepeyi boşu boşuna çıkmam değildi, çıkarkenki umutlarımın kül olmasıydı.
Bir hafta sonra bir arkadaşımla gittiğimde, onu gördüm. O an benim için dünya durmuştu! Ancak yine sesini duyamadım, ancak onu gördüğüm o 1 saat benim için dünyalara bedeldi.
Onu bir defa görmenin yeterli olacağını sanmıştım ancak tanışmıştım. 21 Mart 2017 onu gördüğüm son tarihi. Onu hep sevdim.
Bugünse 16 mart 2019. Bir kaç gün sonra onu görüşümün üzerinden 2 yıl geçicek, artık ona karşı bir şeyler hissetmiyorum ancak, kalbimin bir yerlerinde hala bıraktığı o iz var.
Ben onu en masum duygularımla sevmiştim, belki öyle sandım bilmiyorum. Ancak kader bizi hiçbir zaman bir araya getirmedi. Onun bunlardan hiç haberi yok. Duygularımı nasıl yazacağımı bilmiyorum ancak, ondan kurtulmak hiç kolay değildi. Çünkü birden bire hayallerinizin rotasını değiştiremezsiniz ya da alışık olduğunuz saçlardan gözlerden başkasına şiirler yazamazsınız. Bunu niye buraya yazdım bilmiyorum içimden geldi. Benim hikayemde böyle, o bende hep çocukluk aşkı olarak kalıcak. Eğer bir gün ağlayacak bir omuz ararsan, ben hep buradayım, Karpuz.