Ve kız adamın önünde durur. Gözleri yaşlı, yaralı kalbiyle şunları söyler:
"O kadar çok canım yandı ki...
Ama ben yine de senin mutluluğunu kendi acılarıma tercih ediyorum.
Sen mutlu ol... yeter.
Başkasıyla falan ol beni bırak hiçbiri umrumda değil... yeterki sen mutlu ol! O ay yüzüne Hilal gibi bir gülümseme düşsün yeter. Bana yeter...
Seni O Kadar çok sevdim ki...
Canımdan çok.
Birdaha görmemek üzere gidiyorum burdan.
Bilmiyorum belki sesini unuturum, yüzünü.."
Kız önüne düşen saçını kulağının arkasına atarak gözündeki dinmeyen yaşlarını elinin tersi ile sildi çünkü yapacakbaşka birşeyi yoktu.. artık sadece acılarını elinin tersi ile itmek gelirdi elinden...
Adam acı bir gülümsemeyle sevdiği kızın önünde Yok oluşuna şahit oluyordu. Bunu o da biliyordu.