Devamı...
Sevgi birçok zamandır Taylandan haber alamadı. Taylan da Sevgiden...
Zeliha hanım Hasan bey'in sözlerini bir süre unutamadı. Gerçektende herşey düşündüğü gibi olmaya bilir miydi? Hasan bey masum olabilir miydi? Eğer böyle ise de artık çok geçti. Herşey eskisi gibi olamazdı, zaten istese de olmazdı. Ama belki Hasan beyi affedebilir ve kızını oğluna verebilirdi. Ama kalbindeki yara? Ona ne olacaktı? Bunca yıldır unutamadığı o büyük gerçek? Yani Hasan bey'in onu bıraktığı gerçek...
Hasan bey Zeliha hanımın davranışlarına hak veriyordu. Çünkü henüz Zeliha hanım asıl gerçeği bilmiyordu ki... Onun yerinde olsaydım, ben de öyle düşünürdüm diye düşündü. Ama yaşlı kalp bu durumu kaldıramıyordu artık. Zaten sevdiğini kaybetmeğin acısını bir kez yaşayan kalp, bunu ikinci kez kaldıramazdı. Tamam, kendini hiçe saydı diyelim, peki oğlu? Onun üzgün suratını gördüğünde mahvoluyordu. Kendi gençliği aklına geldi... O çaresiz gençliği... Zeliha hanıma mektup yazdı. Kendisi ile oturup konuşma şansı olamadı ama en azından mektubu okurdu. Onca yılın hatrına en azından bunu yapardı...
Sevginin gözü herzaman yaşlıdı. Bunu annesine farkettirmemeye çalışıyordu ama Zeliha hanım bunun farkındaydı. Birde kızına aşkın yalan olduğunu anlatmaya çalışsa, birde kızına artık ağlamaması için bağırıyordu. Birgün kapı çaldı. Sevgi evdeydi. Kapıyı o açtı. "Anne postacı gelmiş. Seni istiyor"
Zeliha hanım imza ile mektubu aldı. "Kimden acaba". Mektubu açtı ve okumaya başladı:
Merhaba Zeliha! Ne olur mektubu sonuna kadar oku lütfen... Sonrası senin kararın elbet. Ama beni bir dinle! Bunu sana bizzat kendim söylemek isterdim ama belki buna şansım olmaz. O yüzden sana mektup yazmayı akıl ettim. O gece, yani, seni beklettiğim gece, yanına gelmediğim gece... Ben o gün senin yanına gelmiştim. Ama sen beni görmeden oradan uzaklaşmak zorunda kalmıştım. Çünkü buna beni mecbur ettiler. O herife seni asla kıyamazdım Zeliha... Ama o kocan olacak adam, yani Kaan, seni öldürmekle tehdit etti. Eğer beni senin etrafında görürse seni öldüreceğini söyledi. Buna izin veremezdim ama o zengin biriydi, ben ise fakir aile çocuğu. Yaparım dediği şeyi yapardı. Ben seni kaybetmemeye çok çabaladım. Seni beklettiğim o gece senin bana ne demek istediğini çok iyi biliyordum. Beni evlendirmek istiyorlar diyecektin, ben de buna izin vermicektim, evlenecektik bunu bekliyordun de mi? Zeliham, ben o gece hatta seni kaçırmaya bile çalıştım. Yanına vardığımda Kaan'ın adamı sana silah dayadı. Arkandan. Sen görmüyordum tabi, ama bana görünüyordu. Korktum... Vurulacağından korktum ve geri döndüm. Sana yaklaşmak istesem her seferinde öyle şeyler ile karşılaşıyordum. Sonra Kaan ile evlendin. Uzaklara gittiniz. Seni bir daha göremedim. Nerede oturduğunuzu da yeni öğrendim. Oğlumdan... Bak hayatın oynadığı oyuna. Biz mutlu olamadık ama bırak evlatlarımız mutlu olsun Zeliham. Kaan 10 yıl önce trafik kazasında ölmüş. Başınız sağ olsun! Sadece kızın ile beraber kalıyormuşsunuz. Bunları da yeni öğrendim. Aradan koca 22 yıl geçti ama bil ki ben seni hep sevdim ve seveceğim...
Beceriksiz Hasanın...
Devamı gelecek... ❤